sol sözlüğü

Yeni Başlayanlar için Sol Jargon

Bir vakitler; “evlilik sözlüğü” paylaşmış ve bu sözlük furyasının devam edeceğinin altını çizmiştik hatırlarsınız. Sol sözlüğe de vakit bulabildik sonunda! Artık ortamlarda forumlarda sırıtmayacak, siz de lafa söze karışabileceksiniz tebrikler. Şaka bir yana, özetlediğimiz bu kavramlarda havada kalan ya da eksik taraflar olduysa affola. Eklemek istediklerinizi “yorum” kısmı üzerinden bizlere ulaşabilirsiniz.

Antitez: Karşı görüş, karşı düşünce.
Argüman: Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda inandırıcı belge.
Artı Değer:  Genel anlamda, gerekli-zorunlu olandan daha fazlasının üretilmesi. 

Aymazlık: Olup bitenin farkına varmama, ilgisiz kalma.

Bileşen: Bir bileşke oluşturan güçlerden her biri. (Fizik Terimi)
Bilinçlenme: Bilinçlenmek eylemi.
Birinci Sigarası: Yak bir birinci, ol bir devrimci sloganına konu sigara. 

Bu bağlamda: Akademik çalışmalarda hayat kurtarıcı bağlaç.
Burjuva:  Kapitalizmde orta ve üstündeki gelir sınıfından olan kimse. (bkz: kentsoylu)  Burjuvazi: Statü ve gücünü, eğitiminden, konumundan ve zenginliğinden alan kentli.

Çark: İşçi sınıfının nasıl ve ne şartlarda çalışıp yaşadığını örneklendiren kelime.
Çelişki: Sözlerin, yapılan davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks.
Dersim: Bingöl, Erzincan ve Elazığ’ın da bir kısmını içine alan Tunceli’nin diğer adı.

Devingen: Dinamik, hareketli.
Devrim: Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik.
Diyalektik: Zıt kuvvetlerin etkileşimi ile üst aşamaya geçilmesini ifade eden süreç.
Dikta: Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
Direngen: Ayak direyen, direnen.
Direniş: Hak elde etmek için toplumsal bir küme ya da kimseye topluca karşı koyma.
Dogma: Deneyden geçmeden, sınanmadan kabul edilerek gibi benimsenen.
Dogmatik: Dogma ile ilgili.
Done: Veri.

Ekim Devrimi: Bolşevik Devrimi ya da Rus Devrimi olarak bilinen halk ayaklanması.
Emek: Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet.
Emperyalizm: Yayılımcılık.
Enstrüman: Belge, araç (Instrument).
Enternasyonalizm: Kökene bakmadan insanların eşit sayılmasını öngören görüş.
Eril:   Dişil karşıtı. Feminist küfrü. 

Eski Tüfek: Komünizm, sosyalizm vb. sol düşüncelere adanmışlık. Siyasi bilgelik.
Eylem: Protesto amaçlı gösteri veya hareket.
Ezilen: Muhalif politik kategori. Solcunun garibanı.

Faşist: Mussolini tarafından oluşturulan radikal milliyetçi siyasi ideoloji.
Feminist: Erkek ve kadın arasında eşitlik isteyen kadın hakları savunucusu.
Fraksiyon: Bölüngü. İç muhalefet ya da alt siyasi gruplar da denebilir.

Gerilla:  Terörist diyemeyen solcuların eylemleri haklı görüş biçimi. Legal kıvırma. 

Goşist: Devrimi silah ve terör olarak görenleri yaftalama.
Grev: Hak arayan işçilerin yasaların öngördüğü biçimde iş bırakması.

Hegemon: Hegemonik iktidarın, hegemonyanın tatbik edicisi.
Hizip: Parti kararlarına çoğunlukla karşı çıkan parti içi grup, fraksiyon, klik.

Işıklar İçinde Yatsın: Nur içinde yatsın sözünden rahatsız olanların uydurduğu tanım.
İmgelem: Zihinsel olarak geçmişle şimdi ve gelecek arasında bağ kurma gücü.
İşçi Sınıfı: Kol kafa gücü kiralayarak geçimini sağlayan insanların oluşturduğu sınıf.

Kamulaştırmak: Soygunu adi hırsızlık olmaktan çıkararak siyasi içerik katma.
Kapitalizm: Sermaye sahiplerinin yönetime egemen olduğu sömürü düzeni.
Karşı Devrimci: Bir devrimi yıkarak sonuçlarını yok etmeyi amaçlayan kişi.
Kartel: Aynı alanda faaliyet gösteren işletmelerin bir araya gelerek tekelleşmeleri.
Kazanım: İşçilere sağlanan hukuki, sosyal ve mali her tür hak.
Klik: Üstün, güçlü bir grubun içinden soyutlanmış muhalif küçük grup.
Komprador:  Maddi çıkar için arabuluculuk yapan zengin sermaye uşağı. 

Komunist: Ortak mülkiyet savunan; sınıfsız, parasız, devletsiz toplumsal düzen arayan.
Konformist: Standart ve kurallara uyma (itaat etme) eğilimli birey. Çoğunluğa uyma.
Konformizm: Kabul gören standarda uygun düşünme davranış sergileme. Meşrulaştırma.
Konjonktür: Memleketin sosyal ve siyasi yapısının bağlı olduğu unsurlar.
Kortej: Önemli bir kişinin ardından giden insan topluluğu.
Kukla: Kararlarıyla hareket edemeyen ve başkalarınca yönlendirilen kişi veya ülkeler.

Liberalizm: Devletin; bireyler, sınıflar arasındaki ekonomik ilişkilere karışmaması.
Liboş: Liberal gözüken ama gerçekte çıkarına bakan, çıkarcı.
Lümpen: Frenkçe kıroluk. Sınıfsal konumunu bulamamışlık, kavrayamamışlık.  Makyavelist: Çıkarını düşünen ve realite bağımlısı kişi. Entel aşağılaması.

Manifesto: Konuyu kamuoyuna açıklamak ve bildirmek için yayımlanan bildiri, tebliğ.
Materyalist: Metafiziksel kavramları kabul etmeyen, maddeden oluşumu iddia eden.
Mavzer: Dakikada ortalama altı mermi atan ve orduda kullanılan eski bir tüfek tipi.
Meta: Pazara değişim değeri için sürülen, kullanım değeri olan mal.
Mevzi: Muharebe için arazide işgal edilen yer.
Minval: Tarz, biçim, yol yordam, yöntem anlamlarına gelen kelime.
Mücadele: Amaca ulaşmak için yapılan savaşım ve ilkeleri.

Nefer: Kişi, şahıs, asker.
Neo Liberal: Çok uluslu tekelleşmiş şirketlerin liberali. Piyasayı ahlakın önüne koyma.
Nüve: Birşeyin özü, çekirdek.

Omurgasız:  Tavrı duruşu olmayan; çıkarları doğrultusunda düşünce değiştirebilen.  Oportünist: Duruma, çıkara göre davranan, koşullardan kendi çıkarına yararlanan.
Orta Yolcu: Statükoyu devam ettiren, uyum yolundan sapmayan.

Öncü: Belirli toplumsal koşulların sonucu ortaya çıkan Marksist kavram.
Önder: Fikri ve siyasi harekette önde giden.
Örgütlülük: Ortak hareket ve eylem sürekliliği adına gerekli olduğu düşünülen.

Paradigma: Gerçekliği anlamamızı sağlayan; hakim düşüncenin belli zamandaki ilk örneği.
Parka / Postal: Devrimcilerin ayırt edilmesini sağlayan siyasi giysi.
Patriarka: Mutlak erkek hakimiyeti, anti-feminizm.
Patron: Mal, iş veya toprak sahibi.
Pragmatist: Olayları iyi kötü olarak ele almak yerine, fayda orantısıyla değerlendirme.
Pranga: Ağır cezalıların ayaklarına takılan, türkülerde sık duyulan kalın zincir.
Pratik: Teorilerin sağlaması.
Proletarya:  Zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayan ve devrimin öznesi işçi sınıfı.  Proleter: Emeğini satan. Zincirlerini kırması beklenen.

Rant: Avanta. Paradan para kazanma. Doğal ve suni rant olarak ikiye ayrılır.
Reformist: Kademeli demokratik ilerlemenin ekonomi ve politik yapıyı değiştireceği iddiası.
Revizyonist: Amaç için hareket edenlerin kıvırması; Sosyalist jargonda bir hakaret biçimi.

Sağ Sapma: Var olan siyasal çizgiyi bırakıp, sağ çizgiye kayma. Düzenle barışma.
Sekter: Siyasi, dini vb. düşüncelere, inançlarına karşı çıkarak katı ve hoşgörüsüz davranan.
Sentez: Tez ve antitez birleşimi.
Sermaye: Kapitalizm’de edinilen maddi birikim.
Sınıf Mücadelesi: Sömürenle sömürülen arasındaki mücadele.
Sınıf: Bilince varmış insan topluluğu.
Son tahlilde: Bu bağlamda, son kertede, son safhada.
Sosyal Faşist: Sosyalistim diye ortalarda gezip teröre kucak açma.
Sosyalist: İktidar ve araçların halk kontrolünde ortaklaşa kullanılmasını savunan.
Sömürü:  İşçinin maaşı ile ürettiği malın piyasa fiyatı arasındaki uçurum. 

Sütkostik:  Afiş asmak için kullanılan olmazsa olmaz yapışkan.  

Şovenist: Saldırgan vatanseverlik.

Tahakküm: Zorbalık ederek hüküm altına almaya çalışma, egemen tutum takınma.
Tekel: Bir malın tek bir kuruluşça yapılması, tek elden dağıtılması, satılması durumu.
Teorik: Kuramsal.
Tutsak: Gitmesine ya da özgürce hareketine engel olunan kimse.
Troçkist: Batı ideolojileri ile iyi geçinen, solu eleştiren solcu. Küfür olarak da kullanılır.

Uşak: Zenginlerin hizmetinde çalışan.

X Ölümsüzdür: Kişi ölür fikirleri ölmez tezi.
Yoldaş: Aynı yolda yürüyen.

Zemheri: Sol türkülerde sık yer alan kışın en şiddetli zamanı.
Zindan: Tutukluların kapatıldığı yer altı karanlık mekan.

1979 → İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim → Inter Star & Kanal 6 & Hür FM → Vatan Gazetesi → Turkcell → Bilge Adam → Boxer Dergisi → NTT Docomo → StarGrup - Şu sıralar Anadolu Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi. - BABA

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.