
Gassallar, yani “cenaze yıkayanlar” ölüm gerçeği ile her gün yüzleşen stresli bir mesleğin resmi memurları.
Her hoca ve imamın kutsal bir vazife olarak görüp layığıyla icra ettiği, korkanların cesaret dahi edemeyeceği gassallık, kimi zaman işin ehli kimseler tarafından üstleniliyor çoğu zaman da taliplisi çıkmadığı için gönüllüleri tarafından…
Sabırlı, şefkatli ve temiz kalpli olması beklenen gassal’ın; takva sahibi, güvenilir (emin) ve sır saklayan bir kişi olması beklenir. Cenazenin vücudunda göreceği kusur veya halleri başkasına anlatmamalıdır. Keza fıkıh bilgisi kuvvetli olmalı, farz, vacip ve sünnetleri bilerek, abdest ve guslü usulüne uygun şekilde yerine getirmelidir.
Cenazenin Hakkında Girmek
Konuyu desteklemek için bir hadis-i şerif zikretmek uygun olacaktır: “Kim bir ölüyü yıkarsa, onun kusurlarını örtsün.” Yani, gasilin en önemli vazifelerinden biri, ölünün mahremiyetini korumak ve gördüğü kusurları gizlemektir. Aksi takdirde günaha girmiş oluruz.
Yıkama esnasında “Bismillah” ve “Estağfirullah” gibi zikirler çekilmesi, her organ yıkanırken o organın Allah’ın emrine itaat ettiğinin düşünülmesi ve cenaze için dua edilmesi sünnete uygun ve faziletlidir. Yıkamanın başında niyet edilir.
Arapça ġassāl dini İslam kişilerin cenazelerini son yolculuğa hazırlayan “ebediyete uğurlayan” kişi demek. 5 yıl boyunca 3 bine yakın cenaze yıkadığını ifade eden çalışan beyanlarından hareketle, ortalama iş yükünün günde 3 cenazeye tekabül ettiğini kabaca söyleyebiliriz.
Bazı zamanlarda ortalama 30 dakikadan 7-8 cenaze yıkadıklarını ifade edenler de var elbet. Abdest, kefenlenme ve defin öncesi temizlik ve dua işlerini kapsıyor Gasilhane’de mesai.
Cenaze sahiplerinin ağlama ve feryadının yıkıcılığı bir yana; vücut bütünlüğü bozulmuş kimseler, hamileler, sahipsizler, yaşlılar, bebekler ve çocuklar en deneyimliyi dahi sarsacak manzaralar yaratabiliyor.
Gassalar her Müslümanın ömründe hiç değilse bir kez sahi olsa bu kutsal vazifeyi üstlenmesini, merasimin sadece musalla başına toplanmaktan ibaret olmadığını öğütlüyor ve ifade ediyorlar.
Her imam; cenaze yıkamayı kağıt üzerinde bilse de bunu korkmadan üstlenebilmek ayrı bir meziyet. Korkmamak ve özümsemek için deneyimli kimselerin refakatinde küçük görevler yaparak işe başlıyorsunuz. Su dökmek ve benzer kademeleri atladıktan sonra zamanla görevlerinize alışıyor ve vazife alıyorsunuz.
Şimdilerde Diyanet’in belirlediği “Cenaze Yıkama Ve Usulleri” müfredatı çerçevesinde çağın gerekliliği ile de alakalı olsa gerek tüm bu işler ve dersler – maket üzerinde – taliplilerine veriliyor. Gassallar şimdilerde KPSS puanlarına bağlı olarak hastane ve cami kadrolarında görev alabiliyorlar.
Maddi durumunuz elversin ya da vermesin cenaze, defin ve nakil işlemleri Türkiye genelinde ücretsiz olarak yapılmakta.
Şunu da atlamadan ifade edeyim, makaleyi hazırlarken tecrübelerinden faydalandığım kişi ve kurumlarının isimlerini paylaşmamanın nedeni stresli işlerini hatırlatmak istemediğimdendir.
Vefat eden iki yaşındaki kızını elleriyle yıkayan görevli bir anneyi düşündük, acısı olup bir kaç bilgi edinebilmek amacıyla gezerken bize rastlamış kimselere de “borçlu” hissettik bir anlamda kendimizi.
Yapılan anketlerde yüzde 99’luk memnuniyet oranı yakalayan meslek, vatandaşın en memnun olduğu hizmet konumunda. Deneyimli gassalların ölümde ibret gören sakin ve samimi mizaçları, yeterli din bilgileri ve teskin teselli kabiliyetleri ile birleşince benim kanaatim bu netice oluşuyor.
Cenaze Soğuk Suyla mı Yıkanıyor?
Kişiye özel malzemeler bir sonraki yıkamada kullanılmıyor. Kullanılan süngerler dahi tek kullanımlık ve suyun sıcaklığı dahil tüm detayları cenaze sahiplerine danışılır ve memnuniyetlerinden emin olunur. Kanamalı durumlarda dahi soğuk su yerine ılık su da (kan pıhtılaşmasını hızlandırmak için) tercih edilebilir. Hayattayken nasıl banyo yapıyorsan cenazen de o şekilde yıkanır özetle.
Kullanılan Malzemeler Nelerdir?
Çoğu tek kullanımlık; pamuklu kefen, havlu, sabun, pamuk ve yumuşak sünger gibi malzemelere ek olarak gülsuyu ve böceklerin gelmemesi için keskin kokulu kafurun kullanılır.
Kefen ise yaklaşık 9 metreden oluşan bir malzeme. Bazı durumlarda olası kanamaları engellemek için sargı bezi ve tamponlara da gereksinim duyuluyor aşırı kanamalarda ceset torbalarından faydalanılıyor.
Cenaze Yıkarken Mahrem Yerler Görülmez!
Cenaze yıkamaya alındığında üzerine bir örtü örtülür. Bu örtünün altından üzeri görülmeyecek şekilde kıyafetleri kesilerek çıkartılır, sonrasında gasil taşına yatırılır.
Yıkamaya geçildiğinde göğüs ve diz kapağı arasına havlu örtülür ve bu örtünün altından yıkanır. Abdest yerleri örtünün altından temizlenir ve boy abdesti verilir.
Yaşarken görülmesini istemediğiniz yerlerinizin öldükten sonra da görülmesi caiz değildir beyanından hareketle göğüs ve diz kapağı arasının görülmesi yıkayana ve yakınlarına haramdır.
İslami kurallara göre bu şekilde yapılmadığı takdirde cenazenin hakkına girersiniz ki bu büyük bir haramdır. Bu şekilde yıkanır ve daha sonra kurulanır. Kefeni, kadınsa başörtüsünü, gömleği giydirilir ve hazırlanır. Erkeklerde de aşağı yukarı işlemler aynıdır.
Cenaze yıkandıktan sonra cenaze yakınları su tutmak isterse boy abdesti iki kez tekralanabilmekte.
Bir Ölüye Ortalama 9 Metre Kefen Kullanılıyor!
Erkek kefeni; kamîs (gömlek), izâr (beden örtüsü), lifâfe (dış örtü/sargı) olarak genellikle 3 parçadan oluşur.
Kadın kefeni ise 5 parçadır: Bunlar; kamîs (gömlek/entari), izâr (eteklik/alt örtü), lifâfe (dış örtü), himâr (baş örtüsü) ve göğüs örtüsü’dür. Göğüs örtüsü ve başörtüsü ayrı parçalardır. vücuttan çıkabilecek sıvılar için kullanılan “ara bezi” ayrıca konulabilir.
Ölünün içinde kalan ‘son nefes’ nedir?
Cenazeler ölüm raporları ile geldiğinden yaşayan kimselerin kefenlenme hadiselerine milyonda bir rastlanabiliyor. Cenazeyi yıkarken sağa sola çevirme esnasında kalan havanın çıkışı böylesine bir şehir efsanesinin doğmasına neden olmuş. Aynı şekilde vücut kendini bıraktığından gaz çıkarma durumları da görülebiliyor.
Ölümü hatırlamak istemeyişimiz; gerçek değilmişçesine reddetme ve kaçma çabamızı sorgulamamız gerekiyor.
Kendi adıma konuşacak olursam makaleyi geniş tutabilirdim ancak kapanış cümlelerini dahi yazma gücünü kendimde bulamıyorum. Benim için en yıpratıcı yazı bu oldu bir çok bilgi ve anıyı paylaşacak gücü kendimde bulamadığımdam sizlere nakletmedim. Affola!
- 0 Yorum
- Blog
- Ekim 2, 2025

