Yazacak bir konu bulamamanın verdiği endişeyle kasılıp kalan bünyelere ilaç olacak terkibi paylaşmak isterim. Kronik “konu bulma sorununuza” bir nebze deva olabileceğine inanıyorum.
Gazetelerin Arşiv Sayfaları
Özellikle Milliyet Gazetesi, arşiv konusundaki yeterliliği ile son derece etkin, açık bir kaynaktır.
140 yaşına kadar yaşayan dede veya benzeri mistik hikayelerle kafa dağıtabilir, 1950’lere tarihlenen binlerce makale arasından işinize yarayacak olanlara göz atabilirsiniz.
Kütüphaneler, sahaflar ve yaşlılar el değmemiş konulara uzanmanızı sağlayacak eski basım gizli hazinelerdir. Keza kullanıma açık TRT arşivi üzerinden hayal gücünüzü besleyebilirsiniz. 1980’ler Türkiye’si, gizli ilimler ve cin-cinayet mevzular yine marşa bastırabilecek tetikleyicilerdendir.
Not Alırsanız Ölmezsiniz
Gencim güzelim, pespembe tertemiz beynim var ve aklımda tutabilirim diye düşünmeden her şart ve koşulda not alma pratiğinizi geliştirmelisiniz.
Otobüs sırası bekliyor yahut tuvalette fayans sayıyor olabilirsiniz. Ne zaman ilham geleceği belli olmaz. Kim bilir ne konular vardı da “hafızanızla iddialaştığınız için” kaybettiniz. Onlarca akıllı telefon uygulaması içinden bir tanesini seçin ve tüm motivasyonunuzla kullanmaya başlayın.
Bakir Konular Bulabilmek için Çok Okuyun
Kalın kitaplar kütüphanenizde yahut otomobilinizde dekoratif durabilir ancak bu kaynaklardan beslenmediğiniz müddetçe bir top basılı kağıttan öteye geçmez.
Hemen şimdi akıllı cihazların başından kalkın, televizyonunu ve tüm bildirim seslerini kapatarak bir şeyler bulup okumaya başlayın. Elde kitap taşımayı sevmiyorsanız epub indirerek binlerce kitaplık bir arşive sahip olabilirsiniz. Sadece kitaplar değil, eski dergiler de kaliteli içerikler sağlayabilir.
Röportaj Yapmıyoruz
Anılarla dolu ve konuşmaya meraklı Kore gazisi, 30 yıldır manavlık yapan komik üst kat komşusu veya lunaparklarda bir dönem kalecilik yapmış akraba benzeri tanıdıklarınız var ve bunlarla röportaj yapmıyorsunuz öyle mi?
Vah başımıza gelenler. Belki abarttık ancak çevrenizi iyi analiz ederseniz sizin de benzer kişileri fark etmeniz olasıdır. Röportaj dendiği zaman illaki ünlü bir siyasetçi yahut silikonlu bir magazin figürü bulmanız gerekmez.
Oldukça faydalı bir yazı. Bende çok eski zamanlarda buna benzer bir içerik hazırlamış ve yayınlamıştım. Eski blogumda hala duruyor.
http://srgz.blogspot.com.tr/2012/03/makale-konusu-icin-oneriler.html
Bu yöntemler oldukça faydalı oluyor. Her blog yazarının bu önerileri bir köşeye not etmesi gerekir.
Vural teşekkürler, çoğu zaman tekrara düşebiliyor ve onlarca kez yazılmış içeriklere sarılabiliyoruz. Düzenli gelir ve yüksek hit için orijinal makaleler kaleme almak şart.
Merhabalar, blog’unuzda okuduğum ilk yazı bu oldu. Yazmayı sevenlerin okumaktan keyif alacağı bir içerik olmuş. Ben de dikkate alacağım. Bu arada blog’unuz görsel açıdan çok başarılı. İçerikleriniz son derece kaliteli. Arada sırada takip edeceğim bir blog. İyi çalışmalar, başarılar.
Sevgili Hayrettin;
Moral veren yorumların için çok teşekkür eder; bol kazanç, hit ve ağız tadı dilerim.
Rica ederim, içimden geçenleri yazdım. Görüşmek üzere.
Bence en önemli konulardan biri de aklımızdakileri yazmak, mesela benim bir çok konuda fikrim var yazmak için, yazdığımda da fena sayılmam, ama maalesef oturup bir türlü yazamıyorum. Bloğumu telefonuma yazdığım şiirlerimle doldurdum sadece, aslında yazmak istediğim çok şey var.
Şiir tabi değerli ancak bilgi veren yazılar paylaşabilirsiniz. Unutmamak için notlar alabilirsiniz. Yazmak için en güzel zaman gecedir.
Bilgilendirme için teşekkür ediyorum harika bir yazı olmuş.
Mahcup ettiniz çok teşekkürler.