Domatesim Hasretle Yolunu Gözlüyorum

Böyle alıyorum elime kokluyorum sert, kokusu da az çok var gibi ancak eve gelip kesiyoruz bildiğin lastik Allah günah yazmasın. Devamında bu arkadaşa lezzet katabilmek için biberdi zeytinyağıydı kekikti boca ediyorum bir nevi tabakta takla attırıyorum nafile. İşin garibi gençler de şimdilerde yedikleri şeylerin domates olduğunu zannediyor ya en üzücüsü de o.

Her seferinde almayacağım kandırtmayacağım kendimi diyorum senaryo değişmiyor. Çok çok az bu mini mini olanlarda lezzet var o kadar. Bir de yemeğe lazım, salatanın salçanın demirbaşı mühim bir sebze yani.

Şimdi haklısınız tabi, abi kışın arıyorsun yanlış mevsimde aramıyor musun diye ama yazı da güzü de aynı. Bazı dostlar da bilmem nerenin kazasında pazar var şu gün oraya git filan diye kendilerince iyi niyetli pusulalar veriyorlar ama bir domates için de işi gücü bırakıp rota çizecek halimiz yok.

Marketi manavı hepsi aynı. Al al bunu bir al diyorlar bir heves eve geliyoruz sonuç hüsran. Böyle bir sesli düşünüşe kurban ettim sizi ama kaç zamandır da şu domat mevzuunu yazmak aklımdaydı.

Ben tabi İstanbul’daki ayı oynatıcılarını, troleybüsleri, yoğurtçuları filan hatırlıyorum o zamanın lezzetlerini de hatırlıyorum tabi. Eskilerde büyüklerimiz bilir domatesi müstakil keser tuzlar yerdiniz.

Kıpkırmızı etleri
Pek çoktur çekirdeği
Çok güzel nefaseti
Domates yaz meyvesi

Salataya, çorbaya
Yemeğe, kahvaltıya
İster çiğ ister salça
Domates bir numara

Kan yapar, hazım verir
Bünyeyi güçlendirir
Sağlıklı ve güzeldir
Domates lezzet verir

Bir şiir paylaşalım da ağzımız tatlansın. Selametle!

1979 → Bilgi & Medya ve İletişim → Star & Kanal 6 & Hür FM → Vatan Gazetesi → Turkcell → Bilge Adam → Boxer Dergisi → NTT Docomo → StarGrup → Realista Turkey - Şu sıralar AOF Tarih bölümü öğrencisi. - Yekta'nın BABASI

8 Yorum

  1. Domates benim için de önemli mevzu. Aşırı severim ancak sadece mevsiminde alırım, bunun dışında asla almam. (çocukluğumdaki gibi bulmak zaten zor, elma gibi yerdim sularını akıta akıta) İyi bir domatese denk gelmek yazın daha mümkün, özellikle Ege tarafında. Pazarlara her zaman iyisi gelmiyor ama Ege tarafında yol kenarlarında sattıkları genelde güzel çıkıyor. Bunun dışında tesadüf işe, bir öyle bir böyle:) Kışın kahvaltıda domates yerine (yerini tutmaz ama) salça, üzerine bol zeytinyağ, kekik vs. takılıyorum:)
    Burda ne yapıyorum dersen; iyi bir domates bulmak macera:) Hollanda`dan sera domatesleri var bol bol, her mevsim:) Domates diye yiyor millet. Bunun dışında organik domates bulursam alıyorum, bir de İtalya`dan gelenler iyi. Oturduğum bölgede az biraz oluyor, yerli yani. Bazen iyi çıkıyor.

    • Bence domates sahipleri tüm güzel domatesleri ya kendilerine saklıyor ya da ihraç ediyor kiraz misali. Biz de kalanları kemiriyoruz. İstanbul’da 20 milyon adam yaşıyor ki zaten mevsiminde dahi mümkün değil organik bir şeyler bulabilmek, nüfus çoğu Avrupa ülkesinden daha fazla. Az biraz bahçe gibi bir yerim var belki bu yaz denerim yetiştirmeyi ve fotoğraflarım sizlere.

  2. Merhabalar
    Domates, gerçekten olmazsa olmazımız dediğimiz hem bir sebze, hem de bir meyve türüdür. Ancak, sizin de bahsettiğiniz gibi, fıtratıyla oynanmış domateslerde ne tat ne de lezzet kaldı. Hele şimdi bir de canavar otu dediğimiz bir ot var, mübarek köstebek sanki, sebzelerin köklerinden saldırıyor ve kurutuyor. Ben bu canavar otunu, bu yaz bahçeme diktiğim domates ve patlıcan sebze fidelerinin köklerine yakın yerlerde büyüyüp çıktıklarını gördüm. Toprak altında öyle çabuk çoğalıp dağılıyorlar ki, temizlemekle bitirmeniz imkansız. İşte bu sene ne domates, ne de patlıcan yetiştiremedik. Öyle profesyonel bir yetiştiricilik değil bizimkisi, sadece kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak için bahçede küçük bir alana ekiyoruz.

    Tarım bakanlığı, eski organik tohumları üreticilerle buluşturmayı proğramına almış diyorlar. İnşAllah öyle bir şey yaparlar da biz üreticiler de o eski lezzetli sebzelerimizi yeniden yetiştiririz.
    Selam ve saygılarımla.

    • Recep abi selamlar. Bu bahsettiğiniz otu ilk kez duydum. Belki bir ilacı vs’si vardır diyeceğim ama sizin bunu bilmemeniz imkansız tabi. Bir de koca koca yatık saksılar oluyor belki onlara dikseniz o ot saldırmaz. Gerçi toprak varken neden saksı alıp dikelim..

      Ben de acı biberi çok seviyorum. 2-3 metrekare bir bahçem var İstanbul’da inşallah çeker fotoğraflarım. Geçen bahar korona morona derken ilgilenemedik ama bu yaz Allah ömür verirse bahardan biberlere başlayacağım. Zaten sevdiğim bir süs biber var. Hanım da acısız kıl biber istediği için belki de bahçeyi ona veririm ben saksılarda devam ederim. Bu tohum meselesini uzun yıllardır anlatıyorlar ama ben ağza bal çalma olarak değerlendiriyorum. İnşallah yanılırım.

  3. Şiirinle ağzımız tatlandı gerçekten de. Esasen artık ister pazardan olsun ister marketten olsun aldığımız her şeyin lezzeti kaçtı. Aradığımız lezzeti bulmakta kolay değil. Ancak şehirden uzaklaşıp köylere döneceksin, kendin ekip biçeceksin anca o zaman bulabilirsin.
    Onu yapmak zor. Belki emekli olduğumuzda yapabiliriz. Kısmet. Emeğinize sağlık. Saygılarımla. Vesselam…

    • Yok yok kirazın da sebzenin de meyvenin de iyisini ihraç ediyorlar. Eskiden biraz fazla verip alabiliyordun ancak öyle bir imkan da yok. Bunlar daha iyi günlerimiz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*