Dilenirse Mazlum, Suç İşlerse Yabancı Uyruklu!

Ülke genelinde ücretsiz sağlık hizmeti, ilaç, barınma ve diploma; isteyene TC kimliği ve sabit maaş. Belediye ve diğer yardımlar vergiden muafiyet hariç, üstelik bu ülkede içme suyundan bile ÖTV alınırken! Sığınmacı değil adeta tatilciler. Ülke ülke değil ucuz pansiyon!

Yellene yellene gezip sahillerde rahatça nargile tüttürebilsinler, Ramazan’da ülkelerine gidip dönebilsinler, havuz keyfi yapabilsinler diye harcadığımız para 35 milyar dolar. Nüfusun yaklaşık % 4,5’ini oluşturan 4 milyon mazlumun 600 bini ise Türkiye’ye yayılmış eli silah tutan Suriyeli! Norveç nüfusu kadar!

Şam’dan sonra en büyük ‘Suriyeli’ nüfus İstanbul’da yaşıyor! Zoofili, tecavüz ve taciz olaylarındaki artış dikkat çekici ancak buna inanmaya hazır kitlenin sosyal medya paylaşımlarını araştırmadan sorgusuz sualsiz kabullenişi ve yayış hızı  en tehlikelisi.


2013-2018 yılları arasında dünyaya gelen 300 bin Suriyeli bebekle doğum oranlarında Türkleri solladılar. Mahalleleri, hastaneleri, radyoları hatta düzenli basılan gazeteleri var. Vergisiz kayıtsız faaliyet gösteren 10 binin üzerinde şirketi saymıyoruz bile. Gaziantep’teki kamplar BM tarafından “yeryüzünün en iyi sığınmacı kampları” olarak kabul ediliyor ancak buralarda yaşayan yok.

Suriyelilerin Yol Açtığı, Açabileceği Sorunlar:

  1. Ülkeye kontrolsüz milyonlarca aşısız çocuk sokulması; hortlayan hastalıklar!
  2. Türkiye’de 30 yıldır görülmeyen el ayak hastalığın artışı.
  3. Piyasa şartlarına göre ucuz iş gücü ve artan işsizlik!
  4. Çocuk işçi sorunları. Patronlar tarafından sömürülmeleri.
  5. Kazancın dövize çevrilip ülkeden kaçışı, kur artışına bağlı enflasyona etkisi!
  6. Seks işçisi olarak kullanılabilecek Suriyelilerin yaratabileceği problemler.
  7. Gizli servis ya da terör örgütlerine malzeme oluşları.
  8. Toplumsal olayları tetikleme, cemaatlere meze olma potansiyelleri.
  9. Suç oranlarının artışı, asayiş sorunları.
  10. Demografik yapının kalıcı değişmesi, Arapça tabelalaşma!
  11. Belediye kaynaklarının sömürülmesi, hizmetlerin aksaması.
  12. Sınır şehirlerinde konut ve kira fiyatlarına yansıyan artış.
  13. Yetersiz politikacılar tarafından oy deposu olarak görülmeleri.
  14. Türk pasaportu ile yurtdışında yaratacakları sorunların ülke imajına etkisi.
  15. Siyasilerin ucuz propaganda malzemesi haline gelecek olmaları.
  16. Artan vergi ve zamların sebebi olarak görülmeleri.

Cumhuriyet gazetesinin 13 Aralık 2014 tarihli bir haberi: Al Salam Suriye Özel Okulu İstanbul şubesi için “Kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda eğitim göreceği ilkokul, ortaokul ve lise bölümlerinin açıldığını bildiririz” ilanıyla öğrenci aranıyor.

Halkın yüzde 80’i Suriyelilerin güvenlik sorunu yarattığına inanıyor. Bir anlamda her Suriyeli, ülke içinde artan bireysel silahlanmanın, doğacak çatışmaların müsebbibidir. Anafikir şudur: “Sağ-sol, Türk-Kürt, Alevi-Sünni çatışmaları işe yaramadı, küresel güçlerin yeni maşası ithal kaçkınlar!”

Yandaşlar Sessiz!

Bir iç savaşı tetiklemesine kesin gözüyle bakılan etnik ve mezhepsel kutuplaşma, Türkiye’de suç sayılan çok eşliliğin “doğal karşılanarak” yaygınlaşması, iş kayıpları ve ücret düzeyinde azalma ilerleyen yıllarda katlanarak artacak sorunlardan sadece bir kaçı. 

Türk medyası, alelacele listelediğimiz tüm bu başlıkları bırakın gündeme taşımayı, suç işleyen Suriyelileri ve benzer tüm mültecileri “yabancı uyruklu” olarak kamufle etmeyi sürdürüyor. Merkezden yönetilen yandaş medyanın bu içler acısı halini şu şekilde özetlemek mümkün: “Pollyanna’yı dağa kaldırmışlar ‘dağ havası yaradı’ demiş.”

İspanya’dan bir duvar yazısı; “Bizi soyanlar göçmen ve yoksul değil, buralı ve zengin.” Yorumunuza bırakıyoruz!


1979 → İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim → Inter Star & Kanal 6 & Hür FM → Vatan Gazetesi → Turkcell → Bilge Adam → Boxer Dergisi → NTT Docomo → StarGrup - Şu sıralar Anadolu Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi. - BABA

8 Yorum

  1. Özellikle de o doğan çocukların eğitimi önemli
    Gelecekte Ülkenin başına gelebilecek sorunları güzel sıralamışsın
    Malesef gülüyoruz ağlanacak halimize

    • Son 15 yılda 6 farklı eğitim bakanı geldi 14 kez sistem değişti. Para biriktirip Avrupa’ya kaçmaları başlarına gelebilecek en iyi şey olur. Burada ya birinin kuması olmaya zorlanacak, ya çocuk işçi olacak ya da kinli gariban olarak ‘arada-derede’ yaşamlarına devam edecekler.

    • Ailesinin tercihidir saygı duyarım ancak ilkokul çağındaki çocukların bir çoğu, tabiri caizse mahalle mekteplerine gönderiliyor. Dini eğitim haklarıdır lakin hiç değilse bir 15-16 yaşına gelselerdi. Oturduğum yerde çok Suriyeli var! Okula gidiyor musun diye sorduğum 6-7 yaşındaki bir çocuğun ailesinden aldığım cevabı paylaştım sizinle. Yine de genelleme yapmayayım.

    • Yine bir anımı paylaşayım. Pazardayım; bir kadın geldi yanında 5-6 yaşında var yok bir kız çocuğu… Uslu sessiz çocuklara zaafım var çok da güzel yanıbaşımda bir çocuk başını okşadım. Anneannesiymiş, sağ avucunu açıp yüzünü yatırır bir hareket yaptı, ‘ınnesi uyuyu’ dedi. Ölmüş annesi o kadar kötü oldum ki.. Bir garip kız çocuğu. Ne yapacak ne yer ne içer. Tahsili ne olacak inşallah bir yolunu bulup Avrupa’ya giderler. Daha da söylerim de bizim kanalı kapatırlar. Aklıma geldikçe kötü olurum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.