Bir Numaranın Bedeli: 80’lerde Telefon Sahibi Olmak

Git gide artan akıllı telefon pratikliği yüzünden yüzüne bakmadığımız hatta biraz da abartalım, şimdilerde tenezzül bile etmediğimiz “sabit telefonlar”, bir vakitler altın değerindeydi.

1988’de yazlık evine telefon bağlatmak isteyen bir vatandaşın herhalde lüks görüldüğünden olsa gerek o devrin parasıyla 1 milyon lira ödemesi gerekiyordu. Telefon bağlatmak için ödenen 1 milyon lira, o dönem 1000 adet 1000 TL’lik banknot demekti. Telefonum var nakil istiyorum diyenin ise yine aynı sene içinde 920 bin lira ödemesi gerekiyormuş arşiv haberine göre.

O zamanlar; bir telefonun kuruma maliyeti, 1000 dolara ulaşıyordu. Özetle o vakitlerde telefon bağlatmanın son kullanıcıya yansıyan bedeli günümüzün parasıyla 2.000 dolar civarındaydı. Bu kadar para harcanan bir nesneinn dantellerle saklanmasına şaşırmamak gerek.

TUIK verilerine göre sabit telefon abone sayısı, 2007’den itibaren düşmeye başlıyor.

2007 ila 2016 arasında kurum sıkı durun, 6.952.511 abone kaybediyor. 2016 itibariyle ülkemizde 11 milyon 250 bin civarında bir sabit telefon kullanıcısı mevcut. 2025 yılı 2. çeyrek itibarıyla ise sayı yaklaşık 8,8 milyon civarındadır ve nüfusa göre yaygınlık oranı yaklaşık %10,3’tür.

2007’deki zirve noktasından 2016’ya kadar geçen 9 yılda kaybedilen 7 milyona yakın abone, neredeyse İstanbul’un Anadolu yakasındaki tüm hanelerin sabit telefonunu iptal etmesi anlamına geliyordu. Ve bu erime durmak bilmedi. 2024’e gelindiğinde sabit telefon abone sayısı 9 milyona kadar gerilemiş durumda. Bir başka deyişle, Türkiye’deki her 10 haneden sadece 1’inde artık sabit telefon var.

Sabit Telefondan Soğuma Gerekçemiz

Olur olmaz saatlerde yapılan banka, reklam ve şirket tanıtımlarını da ilave edersek artık kimse, numarasını bile hatırlamadığı bir ev telefonuna cüzi de olsa sabit bir bedel ödemek istemiyor.

İnternet bağlantısı için şart koşulması nihayet yalın internet ile aşılsa da hala çoğu yerde internete bağlanabilmek için gerekli olduğu iddia edilebiliyor.

Eğer sabit telefonlar çekici geldiyse cüzi bir bedel ve bir kimlik fotokopisiyle Telekom ofis ve mağazalarına başvurarak kurulum için bilgi alabilirsiniz. Beğendiğiniz bir numarayı seçmenize de izin veriliyor.

Bu arada unutmadan belirteyim; GSM bağlantılarında sorun yaşanabilecek deprem vs gibi afet hallerinde – eski usul – kablolu telefon hatlarıyla bir süre daha kaliteli iletişim sağlanabiliyor. Evde sabit bir telefon tutmakta fayda olabilir.

Bunun nedeni, sabit telefon hatlarının (PSTN) merkezi sistemlerden beslenen ve kendi başına çalışabilen bir altyapıya sahip olması. Elektrikler kesilse dahi, hatlarda dolaşan düşük voltajlı DC akım sayesinde eski usül, fişe takılı olmayan bir telefonla iletişim kurabilirsiniz. Oysa GSM şebekeleri, elektriğe ve baz istasyonlarının çalışır durumda olmasına bağımlıdır; yoğunluk veya altyapı hasarında iletişim imkansız hale gelebilir.

Güncel Bilgiler:

  • 2024 yılı başı itibarıyla Türkiye’de toplam sabit genişbant internet abone sayısı yaklaşık 94,2 milyon.
  • Yine aynı dönemde sabit telefon (yani klasik “ev telefonu”) abone sayısının yaklaşık 9,4 milyon seviyesinde olduğu bildirildi.

Sabit telefonları alabilmenin ve bağlatabilmenin neredeyse imkansız olduğu yıllarda telefon sahiplerine daire takası teklif edildiğine dair şehir efsaneleri de mevcuttur.

Bu bir şehir efsanesi değildi; 80’lerin sonu, 90’ların başında özellikle İstanbul’un gözde semtlerinde (örneğin Etiler, Suadiye) ‘aranan’ bir telefon numarasına sahip olmak, ev değiş tokuşunda ciddi bir pazarlık kozu olarak kullanılırdı. Hatta dönemin gazetelerinin emlak ilanlarında ‘Falanca semtte, 2+1 daire, banyolu, telefonlu’ ibaresi, dairenin en kıymetli özelliği olarak başa yazılırdı.

1985 senesinde; yıllarca sırasını beklediği telefonuna kavuşan Hümay Teker hanım, ki haberde ad soyad ve Yeşilyurt’taki sabit adresine kadar verilmesi ayrı bir makale konusu, uzun bir süre santral operatörü gibi çalışmak zorunda kalır zira Telefon başmüdürlüğü, Yeşilköy Havaalanı Santralinin kırk yıllık numarası olan 573 82 40’ı yanlışlıkla kendisine bağlamıştır.

“Ankara uçağı indi mi?”, “Diyarbakır uçağı kaçta” gibi sorulara yanıt aramak, Dünyanın parasını ödeyen ve yıllarca beklemeyi göze alan biri için gayet can sıkıcı bir durum olsa gerek. O yıllarda bir telefon numarası alabilmek için 10-12 yıl beklemeniz gerekebiliyordu.

Yorum Yap

Geniş bir eksende yer alan güvenilir iş ortaklarımızla ihtiyaç duyulan her alanda tek elden yetkin çözümler sunuyor, kişi ve kurumlara danışmanlık sağlıyor, rekabet üstünlüğü sağlayacak etkili yol haritalarıyla markanızı en iyi noktaya taşıyoruz.