
3 Kasım 1957’deki zorlu macerasıyla, uzaya çıkan ve yörünge dışında ölen ilk canlı unvanını kazanan Kozmonot köpek Layka, Moskova’da bulunan Rus Kozmonot Eğitim Merkezinin önünde ölümsüzleşmiştir.
11 Nisan 2008’de açılışı yapılan heykeldeki figür, roketin üzerinde sessizce duran bir köpeği tasvir eder.
Pek çok ülkede anısına kitaplar, albümler ve pullar yayımlanacak şanssız Layka’nın hikayesini paylaşmanın anısını yaşatabileceğini düşündüğümüzden sizler için özet bir derleme hazırladık.
Alelacele bir projeyle tarih yazmak!
Sovyetler Birliği, Ekim Devrimi’nin 40. yıl dönümü olan 7 Kasım’ı, ABD’ye karşı elde ettiği üstünlüğü perçinleyecek yeni bir uzay zaferiyle taçlandırmak istiyordu. Ancak bir sorun vardı: Kutlamalara sadece 5 hafta kalmıştı. Nikita Kruşçev’in emriyle, dünyaya geri dönme şansı dahi olmayan bir uzay aracı için çalışmalar başladı: Sputnik 2.
Soğuk savaş son sürat devam etmektedir ve belirlenen tarihe sadece 5 hafta kalmıştır. Bu süre içinde uzay aracının tasarlanıp inşa edilmesi, fırlatma akışı ve testlerin yapılması gerekmektedir. Sputnik 2’nin içinde bir köpeğin yer alması uygun görülerek yeni aracın geliştirilmesine başlanır.
Yetkililer, yaşayan organizmaların uzayda vereceği tepkiler ile ilgili bilgi edinilmesini sağlamayı amaçlayan test niteliğindeki bu ilk denemede uzaya kozmonot yerine hayvan göndermenin gerekli olduğu kanısına varırlar.
Albina, Muşka ve Layka seçilir!
Aşırı soğuk ve açlığa dayanıklı olduklarından, bu tip zorlayıcı görevlerde Sovyet bilim insanları genellikle sokak köpeklerini kullanmayı tercih ediyordu. Yine öyle olur ve Rus bilimci Oleg Gazenko; Moskova’da başıboş dolaşan sıradan sokak köpeği Layka’nın kaderini değiştirir.
Sibirya kurdu ve teriyer kırması olan dişi Layka; arkadaşlarıyla kavga etmiyor, sakin mizacı gereği insanlarla gayet iyi anlaşıyor ve oyun oynamayı çok seviyordu.
Layka ve diğer köpekler, özgürce koştukları sokaklardan alınıp, hareketin neredeyse imkansız olduğu metal kafeslere konuldu. Bu dayanılmaz stres, boşaltım sistemlerini felç etti; müshil ilaçları dahi çare olmadı. Sürekli hareket halinde olmaya alışık bu ‘gariplerin’ küçük kalpleri, korkuyla dakikada 240’a varan atışlara ulaştı. Hazırlanan, besleyici ama yapay jöle kıvamındaki mama, ölüm yolculuğunun son yemekleri olacaktı.
Mühendisler bir yandan, Layka’nın rahatını sağlayacak soğutma ve beslenme sistemi gibi geçici önemler üzerinde çalışsalar da bu 7 günlük maceranın dönüşü olmayan bir yolculuk olacağının farkındaydılar. Zira Sputnik 2, önlerindeki kısıtlı süreleri düşündüğümüzde dünyaya geri dönebilecek yeterlilikte tasarlanmamıştı.
Bu yüzden Layka’nın görevinden sağ dönemeyeceği kesindi. Sadece Layka’nın gidişi konuşuluyor, kimse sonrasından bahsetmiyordu. Hayvan hakları savunucuları ilerleyen yıllarda yaşananları unutmaz.
Layka’yı son yolculuğundan önce çocuklarıyla oynaması için evine götürecek Dr. Vladimir Yazdovski, yıllar sonra yayımlanan bir kitapta şu sözleri paylaşır: “Onun için güzel bir şeyler yapmak istedim. Yaşamak için o kadar az vakti vardı ki.”
Layka nasıl öldü?
Elbette bazı sorunların yaşanması kaçınılmazdı ve beklenildiği gibi de oldu. Kabin sıcaklığını 40 dereceye kadar yükselten hasarlara rağmen Layka mamasını yemiş, ilk anlarda dakikada 240 kez atan kalp atışları normalde dönmüştü.
Fırlatmadan yedi saat sonra ise alıcılar mekikten bir daha yaşam belirtisi sinyali alamadı. Ve böylece Layka, dünyanın yörüngesinde dolanan, yalnız, sıcaktan bunalmış ve korkmuş bir halde, bir sokak köpeyken hayal edemeyeceği bir kaderi yaşayarak tarihe geçti: Uzayda ölen ilk canlı.
Beş ay ve 2.570 tur sonra Sputnik 2, Layka’nın küle dönmüş bedeniyle birlikte atmosfere girerek parçalandı. Artık geri dönmüştü, ama evine değil.
Beş ay ve dünya çevresinde yapılan 2.570 dönüşün ardından Sputnik 2, 14 Nisan 1958’de, Layka’nın cansız bedeniyle birlikte yörüngeyi terk edecektir. Layka’nın aramızdan ayrılışından 3,5 yıl sonra, 12 Nisan 1961’de Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan olur.
“Böylesine kısıtlı zamanda güvenilir bir ısı denetim sistemi yaratabilmek pratik olarak imkansızdı.” eleştirisinde bulunan Dr. Dimiti Malaşenkov, 2002’de Dünya Uzay Kongresine sunduğu bir makalede, Layka’nın fırlatmadan 7 saat sonra aşırı ısınma ve stres nedeniyle öldüğünü resmi olarak açıklar.
Yıllar sonra, Layka’nın eğitiminden sorumlu olan Oleg Gazenko da içindeki kemiren pişmanlığı şu sözlerle dile getirir: ‘Görevden öğrendiklerimiz, o köpeğin ölmesini asla haklı kılmaz. Onlar için üzülüyorduk… Onlar konuşamayan bebeklerdi.’ Bu sözler, bir zafer anıtından çok, bir vicdan aynasıdır.
Kim ne derse desin Layka Rusya’nın en sevilen köpeği. Anı heykel ve levha, kalplerde derin izler bırakan sevimli Layka’yı unutamayanlar tarafından her gün ziyaret ediliyor ve çiçeklerle süsleniyor.
Layka’nın heykeli, bugün hâlâ ziyaretçilerin bıraktığı çiçeklerle süslü. Peki ya siz olsaydınız ne yaparsınız? Tercihiniz, bir köpeği geri dönüşü olmayan bir yolculuğa yollamak mı, yoksa bir insanı aynı deneyin kurbanı olarak görmek mi olurdu?
- 0 Yorum
- Tarih
- Kasım 2, 2025

